15 Temmuz Darbe Girişimi Sonucu Marmaris'te Şehit Olan Polislerimizi Saygıyla Andık . Wednesday, 03.08.2016

Hepimizin de bildiği gibi 15 Temmuz gecesi Türkiye kanlı bir darbe girişimine sahne oldu. Ve bu darbe girişiminin operasyon ayaklarından birisi olan Marmaris’te de maalesef ki 2 şehidimiz var. Şehitlerimize tanrıdan rahmet, yakınlarına sabırlar ve Türk milletine de başsağlığı diliyorum. Bu girişme bütün iyi niyetiye karşı koyan halkımıza, basın mensuplarımıza ve ülkemizin meşru silahlı güçlerine de yani emniyet mensuplarımıza ve ordumuza böyle bir girişime karşı gösterdikleri mücadele dolayısıyla da teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım,
Demokrasiyi bu ülkede kuran Cumhuriyet Halk Partisi’nin mensupları olarak bizler bazı darbelere değil, tüm darbelere karşıyız. Biz darbelerin eylemseline de fikirseline de karşıyız. Ve bir darbe başka bir darbeyi doğurmamalıdır.

Türkiye artık bugün yeni bir noktaya gelmiştir. Hani derler ya her şerde bir hayır vardır. Umarım bu durum, bu üzücü durum demokrasimizin olgunlaşmasına, gelişmesine vesile olur, birlik ve beraberliğimizin artmasına vesile olur.

Bugün her siyasi parti ve her siyasi aktör oturup özeleştiri yapmalıdır. Ülke bu hale niye geldi, nasıl geldi diye sormalıyız. Ülke öyle bir hale gelmiştir ki; iktidarın her dediği doğru, muhalefetin her dediği yanlış algısı yaratılmıştır. Demokrasinin bir uzlaşma kültürü olduğunu unutmuştuk. Demokrasinin bir uzlaşma kültürü olduğunu yeniden hatırlamalıyız.

Sayısal çoğunluğun size her istediğinizi yapma fırsatı vermediğini, size herkesin isteğini ortaya koyabilme sorumluluğu yüklediğini artık herkesin görmesi ve farkında olması gerekir.

Değerli dostlarım,
CHP ve din her fırsatta kötü amaçlı işlenen bir hal almıştır. Her türlü inanışa özgürlük getirmiş olan Cumhuriyet Halk Partisi, zaman zaman kötü niyetli kişilerce bunun aksi yönünde suçlanmıştır. Biz kurumsal olarak da bireysel olarak da her inanca saygılıyız. Bakın Mustafa Kemal Atatürk 1927’de;

“Efendiler;
Biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki, bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek, bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki; o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.” demiştir.

işte bizim savunduğumuz tam da bu noktada liyakattır. Kişi içinde bulunduğu tarikatler sebebiyle değil, sahip olduğu yetenekler sebebiyle yükselmelidir. Bu işin bir kuralı olmalıdır. Bu işin kuralı bilgi, birikim ve deneyim olmalıdır.

Değerli dostlarım,
Bu olaydan ders çıkarmalıyız.
Görülmüştür ki muhalefete ihtiyaç vardır.
Görülmüştür ki güçlü ve özgür basına ihtiyaç vardır.
Görülmüştür ki devlet yönetiminde ehliyet ve liyakat çok önemlidir.

Güçlü bir ortak payda oluşturmalıyız. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, Cumhuriyeti kuranlara şükran borcu, kadın erkek eşitliği, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı, laiklik. Artık bu kavramların ne kadar önemli olduklarını görüyoruz.
Demokrasiyi bu ortak paydada seslendirebilmeliyiz.

Ordumuz bu süreçte yıprandı. Ama bir ülkeyi güçlü kılan ordusudur. Ordu bizim gözbebeğimizdir. Ordu bu ülkenin güvencesidir. Ordu düşmanlara karşı en etkili caydırıcı güçtür.

Türkiye Cumhuriyeti yeniden inşa edilecekse kurucu değerlerine dönmek zorundadır. Askerin siyasete girmemesini isteyen en başta Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. Dönemin Genel Kurmay Başkanı hem GK Başkanı, hem de milletvekili olmak istemiştir. Atatürk ya GK Başkanı kalmasını ya da milletvekili olmasını söylemiştir. İkisinin birden olamayacağını belirtmiştir. Bizim de askerin de bunu unutmaması gerekir. Asker kışlasında güzeldir. Ordumuzu da liyakata göre yeniden yapılandırmalı bu yaraları bir an önce sarmalıyız.

Değerli dostlarım,
Uzlaşma kültürü ortaya çıkmıştır. Umarım bu devam eder. Bir ortak payda kurulmuştur. Bu ortak paydanın hukukun üstünlüğü, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı, laiklik, kadın erkek eşitliği gibi kavramlarla zenginleştirilmesi gerekir.

 

Ve yol Atatürk’ün açtığı aydınlık yoldur.
Gelin hep birlikte Atatürk Felsefesi’nin bu topraklarda yarattığı birlik ve beraberliği yeniden tesis edelim.
Gelin yaşanacak bir Türkiye’yi yeniden yaratalım.
Büyük Atatürk’ün dediği gibi;
Türk milleti bununla da baş etmesini bilecektir.
Ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.


  RESİMLER

  VIDEO
  PROJELER
  • Üreten Kadın, Gelişen Türkiye ! Bu Bir Kırsal Kalkınma Projesidir...

    Değerli Dostlarım,

    Bizler toplumsal refahın kırsal bölgeden yayılabileceğine ve büyük ölçüde kadın eliyle sağlanabileceğine inanıyoruz. Bu sebeple kırsal bölgelerdeki bayanlarımızı üretime ve aile bütçelerine destek olacak bir projeye ortak ediyoruz. Bölgemizin kırsal mahallelerindeki kadınlarımızın ürettikleri el ürünlerini bölgemizin insanı ile buluşturuyoruz.

    Kadını daha üretken hale getirmeye çalışan, kadının aile bütçesine…[devamı]

  • Kağıtları Topluyoruz Eğitime Destek Oluyoruz !

    Değerli Dostlarım,

    Sosyal sorumluluk projeleri ürettiğimiz ve gerçekleştirdiğimiz Bir İnsan Grubu ile birlikte yeni bir projeye başlıyoruz. Bu projemizde atık kağıtlarımızı topluyoruz ve geri dönüşüm ile hem çevremizi koruyoruz hem de okullarımıza destek oluyoruz.

    Kağıt toplama noktamız Engelli Kafe'dir. Çevreye, eğitime, geleceğe duyarlı tüm halkımızı projemize destek olmaya çağırıyoruz.

    [devamı]
  GALERİ